Ana Sayfa
Küçük Kız

Küçük kız evinin bahçesinde Pazar günü oyun oynuyordu.Mahalle kültürün içinde yaşadığı İstanbul'un Beykoz ilçesinde çok güzel bir çocukluk geçirdi. O sabah mahallenin komşu çocukları evin yakınında toplanmış yakan top oynamaya karar verdiler. Küçük kızın ablası ve ağabeysini de çağırdılar, ağbisi çok hareketli, sağlıklı bir çocuktu.Ablası şeker hastası olduğu için kendini iyi hissetmiyor, kardeşinin yanında bir adım geri kalıyordu. O gün annesi ablaya arkadaşların oyun oynuyor sen neden dışarı çıkmıyorsun dedi, abla istemediğini söyledi. Küçük kız onun üzüldüğünü kendini onlardan dışladığını anlamıştı. Ablasının yanına gidip ona yalvardı, ablasını çok seviyordu onunla oynamak istiyordu çünkü. O da kardeşini kıramadı ve dışarıda oyun oynadılar. Daha oyunun yarısında bir adam el arabasını sürüyor, pamuk helva diye bağırıp yanlarına geliyor, bir anda oyun bozuluyor ve her kez helvacının başına toplanıp o güzel pespembe şekerli pamuklardan birer tane istiyordu. Küçük kız da aslında çok istemişti ama ablası onlara bir kenardan baktığı için vazgeçmişti . Çünkü abla da o pembe şekerden yemek istyordu.Tadını belki de hiç bilmediği fakat rengine dayanamadığı pamuk şekerden. Annesi ablaya çok iyi bakıyor ve kızını çok düşünüyordu. Mahallenin bakkalı Ömer bey ile konuşup kızım buradan şekerli yiyecekler almak isterse kesinlikle satmayın diye tembihlemişti.Kızını gerçekten seviyordu çünkü yaptıkları onun iyiliği içindi.Evinin alışverişinin yapıldığı semt pazarı çok uzakta olduğu için mutfağı kilitleyip gitmek zorunda kalıyordu. Abla anne evde olmadığı zamanlarda küçük kız kardeşine para verip yukarıdaki bakkala git, bize güzel bir şeyler al gel, annem gelmeden yiyelim diyordu. Küçük kıza bir de tembihliyordu anneme sakın söyleme diye. Tabi arada sırada kavga ettiklerinde ona anneme söyleyeyim mi diye ablasını zor durum da bıraktığı günlerde oluyordu. Ama onlar yine de çok iyi kardeştiler paylaşacak daha çok şeyleri vardı. Bazen sırlarını, bazen yediklerini, bazen de hayatlarını. Altı-yedi yaşlarındaki küçük kız büyüdü .
Bugün bu satırları yazarken ablamı ve yaşadıklarını daha iyi anlıyorum.Çünkü
artık küçük kız ilaçlarını da ablası ile paylaşıyor.Şimdi bir de şeker kardeş oldular.

Yazdığım bu yazıda kendimi daha şanslı görüyorum.Çünkü o yıllarda şekersiz sakız bile bulmak zorken şimdi her markette diyet reyonu görebiliyoruz. Bu eksiği gideren kuruluşlara çok teşekkür ediyorum …

GENÇ DİABETİKLER KULÜBÜ