Ana Sayfa
Diabette Beslenme ve ...

DİYABETDE BESLENME VE TATLANDIRICILAR : Tıbbi beslenme tedavisiyle düzenli beslenerek diyabetin mikro ve makrovasküler komplikasyonlarının ortaya çıkmasını engelleyebiliriz.Bu bize öncelikle glisemik kontrolü iyileştirmeye,sonrasında da HbAC1 düzeylerinin düşürülmesini sağlar.Dolayısıyla öğünlerden sonra şekerimizi ölçerek ve yediklerimizi belirleyerek biraz daha kan şekerimizi kontrol altına alabiliriz.Bunu da posadan zengin,lifli,daha az yağlı besinleri tercih ederek,dengeli beslenerek yapabiliriz.Sadece düzenli beslenerek kan şekerimizi kontrol altında tutamayız.Bunun yanında fiziksel aktivite,egzersizle desteklemek gerekir.Beslenme kişiye özgü değişir.Herkese yaşam koşullarına ve şartlarına bağlı olarak beslenme programının yapılması gerekir.Sosyal ve ekonomik durumumuz,bireysel özelliklerimiz,yaş-boy,metabolizma hızımız,tedavi şekillerimiz bizim beslenme programımızı oluşturan kriterlerdir.
Şimdi bir öğünde tabağımızda olması gereken gıdalara bakalım.Tabağın ½ nin sebze gurubundan olmasını isteriz.3/2 nin karbonhidrat gurubundan oluşmasını isteriz.Bu karbonhidratlar bulgur,kepekli makarna gibi kan şekerimizi yavaş yükselten karbonhidratlar olmalıdır.Protein gurubundan besinlerin yer almasını isteriz.Öğünümüzün çok az kısmı da yağ gurubundan oluşmalıdır.Şimdi biraz besin öğelerini tanıyalım.
ŞEKER;Şekerler kana hızla karışır.Dolayısıyla kan şekerini hızlı yükseltir.Kalorisi yüksek besinlerdir.Tercih etmediğimiz gıdalardır.Vitamin ve mineral içermezler.Diğer taraftan da bize boş enerji sağlayıp kilo kontrolünü zorlaştıran gıdalardır.Kek,pasta,çukulata,meyve suları…vs.gibi.
NİŞASTA;Patates,baklagiller,pilavlar,makarnalar,mısır..vs.örnek verebiliriz.Nişasta da vücudumuzda şekere çevrilir.Tabi bunların kan şekerini yükseltme hızları daha yavaş olduğu için tercih ettiğimiz guruptur.
Kan şekerimizin yükselme hızını etkileyen başka faktörlerde vardır.Mesela bunlardan biri posadır.Posa,bitkisel kaynaklı gıdaların insandaki sindirim enzimleri tarafından sindirilemeyen kısımları demektir.Sindirime katılmazlar.Bunu biz 2 gurupta inceleriz.
Suda eriyen posa,
Suda erimeyen posa olarak.Posanın kaynakları.elma,greyfurt,portakal gibi meyveler,bir çok sebzeler ve baklagillerin bir çoğudur.Posanın zengin olduğu kısım bu ürünlerin kabuklarıdır.Yani kabuğuyla tüketilmeye dikkat edilmelidir.
Glisemik İndeks, yediğimiz yiyeceklerin kan şekerini ne kadar artırdığının ifade edilmesidir.Kan şekerinin daha yavaş yükselmesini hedeflediğimizden glisemik indeksi düşük gıdaları tercih etmeliyiz.Glisemik İndeksi etkileyen bir çok faktör var.
Bunlar;
1-Az önce bahsedilen posadır.Yiyeceğin posası ne kadar yüksekse glisemik indeksi o kadar düşüktür ve şekerimizi o kadar yavaş yükseltir.
2-Yemek yeme hızı önemlidir.Yavaş yenmelidir.
3-Yediğimiz yemeğin miktarı çok önemlidir.
4-Yediğimiz yemeğin kombinasyonları ve pişirme yöntemleri çok önemlidir.

PROTEİN;Et,balık,yumurta,süt ve süt ürünleri bu gurubtandır.Vücudumuzun temel yapı taşlarıdır.Dışardan besinlerle almak durumundayız.Diğer gıdalardan sentezleme şansımız yoktur.Kan şekerimizi pek etkilemezler.
YAĞLAR;Kan şekerimize belirgin etkileri yoktur.Kaynakları zeytin yağı,ayçiçek yağı,fındık,ceviz,mısır…vs.dir.Beslenmenin küçük bölümünü oluşturan gurubtur.3 bölümde incelenir.
*Doymuş yağlar;Hayvansal gıdalardan aldığımız yağlardır.
*Tekli doymamış yağlar;Zeytinyağı,fındık yağı,kanola yağı,
*Çoklu doymamış yağlar;Ayçiçek ve soya yağlarını örnek verebiliriz.
Gün içindeki öğünlerimizde bunlardan bir miktar almakta fayda vardır.
Yağı azaltmak için şu önerileri unutmamak gerekiyor.
*Haftada 1-2 kez kırmızı et yenebilir.Fakat balık-tavuk eti önerilir.Balık eti ideal seçimdir.
*Etli yemek pişirilecekse yağ koymamaya dikkate edilmelidir.
*Katı yağ değil sıvı yağ tercih edilmelidir.
*Kızartmalar tercih edilmemeli.Haşlama ve ızgara pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.
*Sakatatlardan mümkün olduğunca az yenmeli yada hiç yenmemelidir.
*Yağsız süt,yoğurtları tercih etmeliyiz.
*Kuyruk yağı ve iç yağı kullanılmamalıdır.

VİTAMİNLER-MİNERALLER;Günlük beslenmemizin ayrılmaz bir parçasıdır.Büyüme,gelişme için,yeni dokuların yapımı için,sinir ve sindirim sistemlerinin normal çalışması için vitaminleri almamız gerekiyor.Aynı şekilde mineraller büyüme ve gelişmemiz için kemik,diş gibi sert dokuların yapılabilmesi için almamız gereklidir.Vitamin ve mineral takviyesi dışardan alınan multivitaminler hepimiz için gereklimidir?Veya ne zaman gereklidir?
*Düşük kalorili diyet yapılıyorsa bu sizin için gerekli olabilir.
*Vajeteryanlar için muhakkak gereklidir.
*Belli bir yaş gurubunun üstündeki kişiler için gerekli olabilir.
*Gebelerde gerekli olabilir.
*Bazen de hekiminizin gerekli gördüğü durumlarda,diyabet bağlı komplikasyonlarda gerekli olabilir.
Bunlar dışında zaten sağlıklı besleniyorsak bu vitaminlerden exstra almamıza gerek kalmaz.
SU;Hayatımızda çok önemli yere sahiptir.Vücudumuzun çok büyük bir parçasıdır.Yediğimiz besinlerin sindirimini,emilimini hücrelere taşınmasını sağlar.Vücut ısısının korunması içinde suya ihtiyaç vardır.Ortalama 2 lt.civarı su alınmalıdır.İçilen çay ve kahve su yerine geçmez.Hatta bunların fazla tüketilmesi vücutdan su kaybettirir.
TUZ (SODYUM);Günlük ihtiyacımız 3 000ml/gr dır.Yani 2 tane silme çay kaşığına denk gelir.Tansiyonumuz yükseldiyse yemeklere tuz katmıyoruz.Çünkü yediğimiz ekmekten de bir miktar tuz alıyoruz.
ALKOL;Alkolün fazla alımı hipoglisemiye neden olabilir.İnsülin kullanılıyorsa 2 kadehden fazla içilmemesi gerekir.
Yemek öğünlerimiz 3 ana ve 3 ara öğünden oluşmalıdır.
TATLANDIRICILAR
Şeker tadını veren sağlık,açısından sakıncası olmayan bir guruptur.
DİYABETDE BESLENME VE TATLANDIRICILAR
Tıbbi beslenme tedavisiyle düzenli beslenerek diyabetin mikro ve makrovasküler komplikasyonlarının ortaya çıkmasını engelleyebiliriz.Bu bize öncelikle glisemik kontrolü iyileştirmeye,sonrasında da HbAC1 düzeylerinin düşürülmesini sağlar.Dolayısıyla öğünlerden sonra şekerimizi ölçerek ve yediklerimizi belirleyerek biraz daha kan şekerimizi kontrol altına alabiliriz.Bunu da posadan zengin,lifli,daha az yağlı besinleri tercih ederek,dengeli beslenerek yapabiliriz.Sadece düzenli beslenerek kan şekerimizi kontrol altında tutamayız.Bunun yanında fiziksel aktivite,egzersizle desteklemek gerekir.Beslenme kişiye özgü değişir.Herkese yaşam koşullarına ve şartlarına bağlı olarak beslenme programının yapılması gerekir.Sosyal ve ekonomik durumumuz,bireysel özelliklerimiz,yaş-boy,metabolizma hızımız,tedavi şekillerimiz bizim beslenme programımızı oluşturan kriterlerdir.
Şimdi bir öğünde tabağımızda olması gereken gıdalara bakalım.Tabağın ½ nin sebze gurubundan olmasını isteriz.3/2 nin karbonhidrat gurubundan oluşmasını isteriz.Bu karbonhidratlar bulgur,kepekli makarna gibi kan şekerimizi yavaş yükselten karbonhidratlar olmalıdır.Protein gurubundan besinlerin yer almasını isteriz.Öğünümüzün çok az kısmı da yağ gurubundan oluşmalıdır.Şimdi biraz besin öğelerini tanıyalım.
ŞEKER;Şekerler kana hızla karışır.Dolayısıyla kan şekerini hızlı yükseltir.Kalorisi yüksek besinlerdir.Tercih etmediğimiz gıdalardır.Vitamin ve mineral içermezler.Diğer taraftan da bize boş enerji sağlayıp kilo kontrolünü zorlaştıran gıdalardır.Kek,pasta,çukulata,meyve suları…vs.gibi.
NİŞASTA;Patates,baklagiller,pilavlar,makarnalar,mısır..vs.örnek verebiliriz.Nişasta da vücudumuzda şekere çevrilir.Tabi bunların kan şekerini yükseltme hızları daha yavaş olduğu için tercih ettiğimiz guruptur.
Kan şekerimizin yükselme hızını etkileyen başka faktörlerde vardır.Mesela bunlardan biri posadır.Posa,bitkisel kaynaklı gıdaların insandaki sindirim enzimleri tarafından sindirilemeyen kısımları demektir.Sindirime katılmazlar.Bunu biz 2 gurupta inceleriz.
Suda eriyen posa,
Suda erimeyen posa olarak.Posanın kaynakları.elma,greyfurt,portakal gibi meyveler,bir çok sebzeler ve baklagillerin bir çoğudur.Posanın zengin olduğu kısım bu ürünlerin kabuklarıdır.Yani kabuğuyla tüketilmeye dikkat edilmelidir.
Glisemik İndeks, yediğimiz yiyeceklerin kan şekerini ne kadar artırdığının ifade edilmesidir.Kan şekerinin daha yavaş yükselmesini hedeflediğimizden glisemik indeksi düşük gıdaları tercih etmeliyiz.Glisemik İndeksi etkileyen bir çok faktör var.
Bunlar;
1-Az önce bahsedilen posadır.Yiyeceğin posası ne kadar yüksekse glisemik indeksi o kadar düşüktür ve şekerimizi o kadar yavaş yükseltir.
2-Yemek yeme hızı önemlidir.Yavaş yenmelidir.
3-Yediğimiz yemeğin miktarı çok önemlidir.
4-Yediğimiz yemeğin kombinasyonları ve pişirme yöntemleri çok önemlidir.

PROTEİN;Et,balık,yumurta,süt ve süt ürünleri bu gurubtandır.Vücudumuzun temel yapı taşlarıdır.Dışardan besinlerle almak durumundayız.Diğer gıdalardan sentezleme şansımız yoktur.Kan şekerimizi pek etkilemezler.
YAĞLAR;Kan şekerimize belirgin etkileri yoktur.Kaynakları zeytin yağı,ayçiçek yağı,fındık,ceviz,mısır…vs.dir.Beslenmenin küçük bölümünü oluşturan gurubtur.3 bölümde incelenir.
*Doymuş yağlar;Hayvansal gıdalardan aldığımız yağlardır.
*Tekli doymamış yağlar;Zeytinyağı,fındık yağı,kanola yağı,
*Çoklu doymamış yağlar;Ayçiçek ve soya yağlarını örnek verebiliriz.
Gün içindeki öğünlerimizde bunlardan bir miktar almakta fayda vardır.
Yağı azaltmak için şu önerileri unutmamak gerekiyor.
*Haftada 1-2 kez kırmızı et yenebilir.Fakat balık-tavuk eti önerilir.Balık eti ideal seçimdir.
*Etli yemek pişirilecekse yağ koymamaya dikkate edilmelidir.
*Katı yağ değil sıvı yağ tercih edilmelidir.
*Kızartmalar tercih edilmemeli.Haşlama ve ızgara pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.
*Sakatatlardan mümkün olduğunca az yenmeli yada hiç yenmemelidir.
*Yağsız süt,yoğurtları tercih etmeliyiz.
*Kuyruk yağı ve iç yağı kullanılmamalıdır.

VİTAMİNLER-MİNERALLER;Günlük beslenmemizin ayrılmaz bir parçasıdır.Büyüme,gelişme için,yeni dokuların yapımı için,sinir ve sindirim sistemlerinin normal çalışması için vitaminleri almamız gerekiyor.Aynı şekilde mineraller büyüme ve gelişmemiz için kemik,diş gibi sert dokuların yapılabilmesi için almamız gereklidir.Vitamin ve mineral takviyesi dışardan alınan multivitaminler hepimiz için gereklimidir?Veya ne zaman gereklidir?
*Düşük kalorili diyet yapılıyorsa bu sizin için gerekli olabilir.
*Vajeteryanlar için muhakkak gereklidir.
*Belli bir yaş gurubunun üstündeki kişiler için gerekli olabilir.
*Gebelerde gerekli olabilir.
*Bazen de hekiminizin gerekli gördüğü durumlarda,diyabet bağlı komplikasyonlarda gerekli olabilir.
Bunlar dışında zaten sağlıklı besleniyorsak bu vitaminlerden exstra almamıza gerek kalmaz.
SU;Hayatımızda çok önemli yere sahiptir.Vücudumuzun çok büyük bir parçasıdır.Yediğimiz besinlerin sindirimini,emilimini hücrelere taşınmasını sağlar.Vücut ısısının korunması içinde suya ihtiyaç vardır.Ortalama 2 lt.civarı su alınmalıdır.İçilen çay ve kahve su yerine geçmez.Hatta bunların fazla tüketilmesi vücutdan su kaybettirir.
TUZ (SODYUM);Günlük ihtiyacımız 3 000ml/gr dır.Yani 2 tane silme çay kaşığına denk gelir.Tansiyonumuz yükseldiyse yemeklere tuz katmıyoruz.Çünkü yediğimiz ekmekten de bir miktar tuz alıyoruz.
ALKOL;Alkolün fazla alımı hipoglisemiye neden olabilir.İnsülin kullanılıyorsa 2 kadehden fazla içilmemesi gerekir.
Yemek öğünlerimiz 3 ana ve 3 ara öğünden oluşmalıdır.
TATLANDIRICILAR
Şeker tadını veren sağlık,açısından sakıncası olmayan bir guruptur.
Enerji veren tatlandırıcılar şunlardır;
ŞEKER;1 gr da 4 kalorilik enerji taşır.Günlük tüketimi kişi başına 45 gr.civarıdır.Günlük enerjinin yaklaşık %6 sını oluşturur.Bizim için kullanımda en az sınırda tutulması gereken guruptur.
Bunun yerine neler koyabiliriz.onlara bakalım.
GLİKOZ;Meyvelerde,balda,pekmezde doğal olarak bulunabiliniyor.Ticari glikoz olarak bisküviler,tatlılarda,bir takım hazır yiyeceklerde bulunmaktadır.Bu ticari glikoz nişastadan elde edilir.Şeker yerine kullanılır.
FRUKTOZ;Doğal olarak meyvelerde bulunurlar.Fruktozun,sofra şekerinden farkı şudur.Fruktoz,glikozdan daha yavaş emiliyor ve kan şekerini daha az yükseltiyor.Fakat bunu yanında fazla alındığı zaman görülmüş ki kan yağlarında,serum kolestrolde,LDL de belirgin bir yükselmeye neden olabiliyor.Daha da fazla tüketildiğinde günlük 50 gr.üzerine çıktığında bağırsak hareketlerini fazlaca artırabiliyor.Onun için günümüzde fruktoz çok fazla kullanılmıyor.
Enerji içermeyen tatlandırıcılar şunlardır;
Bunların bir kısmını yapay tatlandırıclar olara adlandırıyoruz.Bunun nedeni besinlerde doğal olarak bulunmaması ve özel işlemlerle üretilmesidir.
SAKKARİN;100 yılı aşkındır kullanılan bir tatlandırıcıdır.Şekerden 300-400 kat daha tatlı fakat ağızda metalik acı bir tat bıraktığı söyleniyor.Kalorisi sıfır ve vücudumuza enerji vermez.Sakkarin daha çok alkolsüz içeceklerde kullanılır ve soframızda çay-kahvede kullanabiliriz.
ASPARTAM;1965 yılında bulunmuştur.Biraz daha yeni bir tatlandırıcıdır.Aspartamın 1 gr.ı 4 kalori içerir.Tıpkı şeker gibi.Ama şekerden 180 kat daha fazla tat içerdiğinden o kadar daha az tüketildiğinden kalori içermediğini kabul edebiliriz.Çayda,kahvede,kahvaltılık tahıllarda,dondurulmuş tatlılarda,sıcak kakao karışımlarında,bir takım sakızlarda kullanılmaktadır.
ASESÜLFAM POTASYUM;Vücudumuz tarafından parçalanmadan direk atılan ve sıfır kalorili bir tatlandırıcıdır.Çayda,kahvede,kahvaltılık tahıllarda ve şekerlemelerde kullanılabilinir.Fırında pişirilmeye uygun bir tatlandırıcıdır.Şekerden 200 kere daha fazla tatlıdır.
SÜKRÖLOZ;1991 yılında üretilmeye başlanılmıştır.Çay şekerinden 300-400 kere daha tatlıdır.Vücudumuzdan emilimi oldukça sınırlıdır.Günlük kullanımı kg başına 15 gr.dır.Bu kadarını tüketebilmemiz zaten mümkün değildir.Fırında pişirmeye uygundur.Şekere en benzer tatlandırıcı olarak kabul edilmiştir.Hamilelerde kullanabilir.
İDEAL TATLANDIRICIDA OLMASI GEREKENLER,
Şekere benzer özellikler içermelidir.
Ağızda acı tat bırakmamalıdır.
Renksiz,kokusuz olmalıdır.
Suda çabuk erimesi istenir.
Ekonomik olmalıdır.
Isıya dayanmalıdır.
Yüksek kalori içermemesi gerekir.
Kanser yapıcı toksit etkisi olmamalıdır.
Sağlık açısından emniyetli olmalıdır.



Enerji veren tatlandırıcılar şunlardır;
ŞEKER;1 gr da 4 kalorilik enerji taşır.Günlük tüketimi kişi başına 45 gr.civarıdır.Günlük enerjinin yaklaşık %6 sını oluşturur.Bizim için kullanımda en az sınırda tutulması gereken guruptur.
Bunun yerine neler koyabiliriz.onlara bakalım.
GLİKOZ;Meyvelerde,balda,pekmezde doğal olarak bulunabiliniyor.Ticari glikoz olarak bisküviler,tatlılarda,bir takım hazır yiyeceklerde bulunmaktadır.Bu ticari glikoz nişastadan elde edilir.Şeker yerine kullanılır.
FRUKTOZ;Doğal olarak meyvelerde bulunurlar.Fruktozun,sofra şekerinden farkı şudur.Fruktoz,glikozdan daha yavaş emiliyor ve kan şekerini daha az yükseltiyor.Fakat bunu yanında fazla alındığı zaman görülmüş ki kan yağlarında,serum kolestrolde,LDL de belirgin bir yükselmeye neden olabiliyor.Daha da fazla tüketildiğinde günlük 50 gr.üzerine çıktığında bağırsak hareketlerini fazlaca artırabiliyor.Onun için günümüzde fruktoz çok fazla kullanılmıyor.
Enerji içermeyen tatlandırıcılar şunlardır;
Bunların bir kısmını yapay tatlandırıclar olara adlandırıyoruz.Bunun nedeni besinlerde doğal olarak bulunmaması ve özel işlemlerle üretilmesidir.
SAKKARİN;100 yılı aşkındır kullanılan bir tatlandırıcıdır.Şekerden 300-400 kat daha tatlı fakat ağızda metalik acı bir tat bıraktığı söyleniyor.Kalorisi sıfır ve vücudumuza enerji vermez.Sakkarin daha çok alkolsüz içeceklerde kullanılır ve soframızda çay-kahvede kullanabiliriz.
ASPARTAM;1965 yılında bulunmuştur.Biraz daha yeni bir tatlandırıcıdır.Aspartamın 1 gr.ı 4 kalori içerir.Tıpkı şeker gibi.Ama şekerden 180 kat daha fazla tat içerdiğinden o kadar daha az tüketildiğinden kalori içermediğini kabul edebiliriz.Çayda,kahvede,kahvaltılık tahıllarda,dondurulmuş tatlılarda,sıcak kakao karışımlarında,bir takım sakızlarda kullanılmaktadır.
ASESÜLFAM POTASYUM;Vücudumuz tarafından parçalanmadan direk atılan ve sıfır kalorili bir tatlandırıcıdır.Çayda,kahvede,kahvaltılık tahıllarda ve şekerlemelerde kullanılabilinir.Fırında pişirilmeye uygun bir tatlandırıcıdır.Şekerden 200 kere daha fazla tatlıdır.
SÜKRÖLOZ;1991 yılında üretilmeye başlanılmıştır.Çay şekerinden 300-400 kere daha tatlıdır.Vücudumuzdan emilimi oldukça sınırlıdır.Günlük kullanımı kg başına 15 gr.dır.Bu kadarını tüketebilmemiz zaten mümkün değildir.Fırında pişirmeye uygundur.Şekere en benzer tatlandırıcı olarak kabul edilmiştir.Hamilelerde kullanabilir.
İDEAL TATLANDIRICIDA OLMASI GEREKENLER,
Şekere benzer özellikler içermelidir.
Ağızda acı tat bırakmamalıdır.
Renksiz,kokusuz olmalıdır.
Suda çabuk erimesi istenir.
Ekonomik olmalıdır.
Isıya dayanmalıdır.
Yüksek kalori içermemesi gerekir.
Kanser yapıcı toksit etkisi olmamalıdır.
Sağlık açısından emniyetli olmalıdır.


Uzm.Dyt.Ceren İŞERİ YOLAÇAN

GENÇ DİABETİKLER KULÜBÜ